I. Perde I. Sahne
Dünya siyaset sahnesi, 22 Eylül’de New York’ta gerçekleşen 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na tanıklık etti. Bu tanıklık, uluslararası kurumlara ve hükümetlere güvenin günden güne azaldığı bir dönemin ortasında; ekranlarımızdan, manşetlerimize kadar büyük yer kapladı. Kişisel tarihimiz, siyasi tarihimiz ve dünya siyaseti yan yana geldi.
Bu kesişimde siyasi aktörler sahnenin ön kısmında yer aldı; ülkelerini temsil edebilenler oradaydı, siyasi geçmiş sırtlarındaydı ve dünyanın düzeniyse tam karşılarındaydı. Söylenenler, söylenemeyenler ve “böyle bir şey nasıl söylenebilir” dediklerimizle “temsil” gücün arkasından dolandı; “barış” seçilebilecek en şık cümlelerle kendisine yer açtı.
Kişisel tarihimizse söylenenleri terazisinde tarttı. Özde ve sözde, içte ve dışta, terazi birbirini tutmadı. İşte hayatın kendisi karşımızdaydı:
I. Perde. I. Sahne
“Her şey söylenmişti ama herkes tarafından söylenmemişti.”
—Bir özdeyiş: Eski Kanadalı Diplomat Paul Heinbecker
(Anlatıcı yazının devamında haber dilini kullanmaya çalışır, analizlerini ekler ve ciddi bir tutum sergiler. Kendi düşüncesinin de savrulacağı yeri görür.)
— Aslıhan Atalar